Tunceli Vadileri

Munzur Suyu Vadisi

munzurvadisi

Ovacık’ın kuzeyinde Munzur Dağlarının üzerindeki Ziyaret Tepenin eteklerinden doğan ve merkez ilçede Pülümür Çayı ile birleşerek Keban Baraj Gölüne dökülen Munzur Suyu, il sınırları içerisinde çok uzun bir yol kat etmektedir. Çok sayıda dere ile beslenen ve yer yer derin boğazlar içerisinde oldukça hızlı akan Munzur Suyunun Ovacık-Tunceli arasında kalan kısmı, akarsuyu doğuran gözelerden başlayarak, vadi boyunca gerek bitki örtüsü ve yabanıl yaşam, gerekse farklı doğa peyzajı açısından çok zengin veriler sunmaktadır. Su sıcaklığı kış aylarında 0 – 4 oC, yaz aylarında 18-20 oC olan berrak ve temiz Munzur Suyu başta kırmızı benekli alabalık olmak üzere balık varlığı açısından oldukça zengindir. Munzur Suyunun debisi çok düzenli olmamakla birlikte Aşağı Torunoba-Sarıtaş-Halbori Gözeleri arasındaki yaklaşık 20 Km.’lik kısmı, sal yarışı sporuna elverişli potansiyele sahiptir. 2000 Yılında Munzur Suyu, sal yarışı sporu açısından bir ekip tarafından incelenmiş ve olumlu sonuçlar elde edilmiştir.
Munzur Suyu yatağının ve vadinin genişlediği yerlerde doğal bitki örtüsüyle, vadinin dar ve derin olduğu yerlerde dik yamaçlardaki ilginç kaya oluşumları ve yer yer rastlanan kanyonları ve şelalelerle, değişik manzaralar sunmaktadır. Bu kanyonlar arasında özellikle Halbori Gözelerinin yaklaşık 3-4 km. kuzeyinde Munzur Suyuna karışan Laç Deresinin oluşturduğu ve doğuda Pülümür Çayına kadar uzanan kanyon çok etkileyicidir. Ovacık-Yeşilyazı dolaylarında ve Munzur Gözelerinden 1.5 km. aşağıda Munzur Suyunun iki yanında yer yer bölgenin karakteristik ağacı olan huş meşceresi bulunur. Ülkemizde ender bulunan ağaç türlerinden olan huş, akarsu kıyılarında güzel gövde yapmakta ve bitki örtüsü zenginliğine önemli bir katkı sağlamaktadır. Munzur Suyunun yukarı çığırı, bu yöreye özgü bir tür olan kırmızı benekli alabalığın yetişmesine çok elverişlidir. Munzur Suyu, Mercan Deresi ve bu akarsulara karışan küçük derelerde yaşayan alabalık, Munzur Gözelerinin 1-2 Km. güneyinden başlayarak 80 Km.’lik bir su alanına yayılmıştır. Alabalık, yöreye özgü endemik türleri ve lezzetiyle ekonomik bir değer oluşturmanın yanı sıra turizm için de önemli bir potansiyel yaratmaktadır.

Pülümür Çayı Vadisi

Pülümür Çayı Vadisi

Avcı Dağlarının eteklerinden doğan ve Tunceli merkezinde Munzur Suyuna katılan Pülümür Çayı, kar sularıyla ve çok sayıda dere ile beslendiği için suyu boldur. Tunceli-Pülümür karayolunun yaklaşık 20 Km. kuzeyinden başlayarak Pülümür’e kadar genelde dar ve dik bir vadide akan çayın iki tarafı zengin orman örtüsünün yanı sıra şelaleler, kayalık yamaçlar ve kanyonlardan oluşan vadi doğal veriler bakımından oldukça zengindir. Kutu dere-Kırmızı köprü arasında Pülümür Vadisinin derinleştiği kesimlerde, sık sık vadi yamaçlarından akarak Pülümür Çayına ulaşan çok sayıda şelaleye rastlanmaktadır. Bunlar arasında Zengin pınar Şelalesi ve Ağlayan Kayalar sularının bolluğu, doğal çevre ve peyzaj bakımından öne çıkmaktadır. Vadi boyunca yer yer rastlanan dik yamaçlı çıplak kayalıklar, doğal peyzaj, manzara özellikleri ve çeşitli doğa sporları açısından çok çekici veriler sunmaktadır. Kutudere mesire yerine varmadan birkaç Km. önce Pülümür Çayının doğu yamacında Papaz Dağı olarak bilinen kesim, Nazimiye yol ayırımından sonra çayın iki tarafındaki kayalık kesimler, Alacık-Kırmızı köprü arasındaki kayalıklar ve Ağlayan Kayaların karşı yamaçları ve Gelin Odalarının bulunduğu yamaçlar, doğa yürüyüşleri, kaya tırmanışı ve yamaç paraşütü gibi doğa sporlarına yönelik potansiyele sahiptir.
Pülümür Çayının, Kırmızı köprü’nün güneyinde kalan kısmı, balık varlığı açısından zengin olup, sportif balıkçılık için uygundur. Pülümür Çayının suyunun bol almasına karşın debisi sal yarışı için yeterli görülmemektedir. Pülümür Vadisi boyunca bitki örtüsü ve diğer doğal verilerin çok zengin olması piknik, kamping gibi etkinlikler için önemli potansiyeller yaratmaktadır.